Ağız sağlığı ve genel vücut sağlığı arasındaki karmaşık ilişkiyi bir kez daha gözler önüne seren yeni bir araştırma, diş eti iltihabına neden olan bakterilerin farelerde kanser büyümesini hızlandırabileceğine dair önemli bulgular ortaya koydu. University of California, San Francisco (UCSF) tarafından yürütülen ve Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği (AACR) 2024 Yıllık Toplantısı’nda sunulan bu çalışma, özellikle pankreas kanseri ve ağız yassı hücreli karsinom (OSCC) türlerinde, yaygın bir ağız bakterisinin tümör mikroçevresini değiştirerek hastalığın seyrini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.
Araştırmacılar, Porphyromonas gingivalis (P. gingivalis) adlı bakterinin, diş eti hastalıklarının ana tetikleyicilerinden biri olmasının yanı sıra, kanser gelişiminde de potansiyel bir rol oynayabileceği hipotezini inceledi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu bakterinin varlığının tümör büyümesini hızlandırdığı ve bağışıklık sistemini baskılayarak kanser hücrelerinin daha agresif bir şekilde çoğalmasına zemin hazırladığı tespit edildi.
Araştırma Neyi Ortaya Koydu?
Çalışma, P. gingivalis bakterisinin kanserli farelerde tümör büyümesini önemli ölçüde hızlandırdığını gözlemledi. Bakteri ile enfekte olan farelerde, hem pankreas tümörleri hem de ağız yassı hücreli karsinomları daha büyük boyutlara ulaştı ve daha hızlı yayıldı. Bu etki, bakterinin tümör ortamındaki hem bağışıklık hücrelerini hem de metabolik süreçleri derinden etkilemesiyle açıklanıyor.
Bağışıklık Sistemini Bastırma
- Düzenleyici T Hücreleri (Tregs) Artışı: P. gingivalis, tümör içindeki bağışıklık sistemi hücreleri arasında bir tür T hücresi olan düzenleyici T hücrelerinin (Tregs) sayısını artırdı. Tregs, normalde bağışıklık tepkisini baskılayarak otoimmün hastalıkları önler; ancak kanser bağlamında, tümörün bağışıklık sisteminden kaçmasına yardımcı olur.
- Miyeloid Kökenli Bastırıcı Hücreler (MDSC’ler) Artışı: Araştırma, miyeloid kökenli bastırıcı hücrelerin (MDSC’ler) de arttığını gösterdi. MDSC’ler, tümör büyümesini teşvik eden ve anti-tümör bağışıklığını baskılayan diğer önemli hücrelerdir.
- Sitotoksik T Hücrelerinin (CD8+ T hücreleri) Azalması: Kanser hücrelerini doğrudan öldürmekten sorumlu olan sitotoksik T hücrelerinin (CD8+ T hücreleri) aktivitesi ve sayısı, P. gingivalis varlığında azaldı. Bu durum, tümörün bağışıklık sistemi tarafından daha az tanınmasına ve yok edilmesine yol açar.
Metabolik Değişiklikler
Bakteri, tümör mikroçevresindeki metabolik dengeleri de bozdu:
- Triptofan Tükenmesi: P. gingivalis enfeksiyonu, tümör çevresinde triptofan seviyelerini düşürdü. Triptofan, T hücrelerinin doğru şekilde çalışması için kritik bir aminoasittir ve eksikliği, tümörlerin bağışıklık sisteminden kaçmasına yardımcı olabilir.
- NAD+ Seviyelerinin Azalması: Nikotinamid adenin dinükleotit (NAD+) adı verilen önemli bir koenzimin seviyeleri de bakterinin etkisiyle azaldı. NAD+, enerji üretimi, DNA onarımı ve bağışıklık tepkileri de dahil olmak üzere birçok hücresel süreç için hayati öneme sahiptir. NAD+ seviyelerindeki düşüş, anti-tümör bağışıklığını zayıflatabilir.
Bulguların Önemi ve Gelecek
Bu bulgular, oral mikrobiyomun sistemik hastalıklar, özellikle de kanser üzerindeki potansiyel etkileri hakkında yeni bir bakış açısı sunuyor. Diş eti hastalığına neden olan bakterilerin kanser gelişimini hızlandırma mekanizmalarının anlaşılması, yeni teşhis yöntemleri ve tedavi stratejileri geliştirilmesi için kapı aralayabilir. Örneğin, ağız hijyeninin iyileştirilmesi veya spesifik bakteriyel popülasyonları hedefleyen tedaviler, kanser riskini azaltmada veya mevcut tedavilerin etkinliğini artırmada rol oynayabilir.
Ancak, bu çalışma henüz fare modelleri üzerinde gerçekleştirilmiş olup, bulguların insanlar üzerindeki etkilerini tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Yine de, ağız sağlığının sadece dişler ve diş etleriyle sınırlı kalmayıp, genel vücut sağlığımız, hatta kanser gibi ciddi hastalıklarla bile bağlantılı olabileceği fikrini güçlendirmektedir.
Diş Eti Hastalığına Neden Olan Bakteriler Farelerde Kanser Büyümesini Tetikliyor Olabilir mi?
Evet, University of California, San Francisco (UCSF) tarafından yapılan ve AACR 2024 Yıllık Toplantısı’nda sunulan bir araştırmaya göre, diş eti hastalığına neden olan Porphyromonas gingivalis (P. gingivalis) bakterisi, farelerde pankreas kanseri ve ağız yassı hücreli karsinom tümörlerinin büyümesini hızlandırabilmektedir. Bu bakteri, tümör mikroçevresindeki bağışıklık hücrelerini ve metabolik süreçleri değiştirerek, bağışıklık sistemini baskılamakta ve kanser hücrelerinin daha agresif bir şekilde çoğalmasına zemin hazırlamaktadır.






