Yaklaşık 95 milyon yıl önce, Geç Kretase Dönemi’nin ılık sığ denizleri, modern büyük beyaz köpekbalıkları veya katil balinaları gibi kendi ekosistemlerinin tepe avcıları olan devasa ve on kollu ahtapotlara ev sahipliği yapıyordu. Bilim dünyası, bu kadim yırtıcıların varlığını ve evrimsel kökenlerini, modern ahtapot ve vampir kalamarlarının atası olan “vampyropod” grubunun en eski fosil keşfiyle yeniden tanımladı.
2022 yılında bilim insanları tarafından tanıtılan yeni tür, Syllipsimopodi bideni adı verilen ve fosili ABD’nin Montana eyaletindeki Bearpaw Şeyli oluşumunda bulunan 1,2 metre uzunluğunda, on kollu bir ahtapottu. Bu keşif, ahtapotların evrimsel tarihini yaklaşık 30 milyon yıl geriye götürerek, daha önce düşünülenden çok daha eski ve baskın olduklarını ortaya koydu.
Kadim Bir Keşif: Syllipsimopodi Bideni
Ne Keşfedildi?
Bu çığır açıcı buluş, Syllipsimopodi bideni olarak adlandırılan, on kollu, 1,2 metre uzunluğunda dev bir ahtapot fosilidir. Bu tür, modern ahtapotlar ve vampir kalamarlarını içeren vampyropod grubunun bilinen en eski örneği olarak tarihe geçti.
Nerede ve Ne Zaman Bulundu?
- Yer: ABD’nin Montana eyaletindeki Bearpaw Şeyli oluşumu. Bu bölge, Geç Kretase Dönemi’nde, yani yaklaşık 95 milyon yıl önce, sığ ve ılık bir denizin tabanını oluşturuyordu.
- Tarih (Fosil Bulunuşu): Fosil ilk olarak 1988 yılında araştırmacı Christopher Whalen tarafından keşfedilmiş, ancak kapsamlı incelemeleri ve tanımlanması 2022 yılında yayımlanmıştır.
Neden Önemli?
Syllipsimopodi bideni‘nin keşfi, vampyropod grubunun kökenini yaklaşık 30 milyon yıl geriye götürmesiyle büyük bir bilimsel öneme sahiptir. Daha önce Kolombiya’da bulunan 95 milyon yıllık Yaguarasaurus columbianus, bilinen en eski ahtapot fosili olarak kabul ediliyordu. Ancak yeni bulgu, ahtapotların atalarının sanılandan çok daha erken bir zamanda ortaya çıktığını ve on kollu bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor.
Kadim Avcının Anatomisi
Syllipsimopodi bideni, günümüz ahtapotlarından belirgin farklara sahipti:
- Kol Sayısı: Modern ahtapotların aksine, bu kadim türün on kolu vardı. Bu kollardan ikisi diğerlerinden daha uzundu ve muhtemelen avlanma veya çevreyle etkileşimde özel bir rol oynuyordu.
- Vantuzlar: Tüm kolları boyunca iki sıra vantuzla donatılmıştı, bu da avını sıkıca yakalamasına olanak tanıyordu.
- İç Kabuk: Vücudunun içinde, modern mürekkep balıklarındaki “gladius”a benzer U şeklinde bir iç kabuk (gladius) taşıyordu. Bu yapı, hayvanın vücut yapısına destek sağlıyordu.
- Mürekkep Kesesi Yokluğu: İlginç bir şekilde, bu türün mürekkep kesesi bulunmuyordu. Bu durum, savunma mekanizmalarının günümüz ahtapotlarından farklı olduğunu gösteriyor.
- Boyut: Yaklaşık 1,2 metre uzunluğundaki Syllipsimopodi bideni, döneminin okyanuslarında hatırı sayılır bir boyuta sahipti.
Dinozor Çağı Ekosistemindeki Rolü
Araştırmacılar, Syllipsimopodi bideni‘nin yaşadığı ekosistemde bir tepe avcısı olduğunu belirtiyorlar. Avlarını pusuya düşürme stratejilerini kullanarak, okyanusun diğer sakinleri üzerinde baskın bir rol oynadığı düşünülüyor. Yaşadığı dönemde, mosasaur ve plesiosaur gibi dev deniz sürüngenleriyle aynı sularda bulunuyordu. Bu kadim ahtapot, dinozor çağının karmaşık deniz yaşam ağında önemli bir halkayı temsil ediyordu.
Adının Kökeni: Biden’a Saygı
Yeni türe verilen Syllipsimopodi bideni ismi de dikkat çekicidir. “Syllipsimopodi” kelimesi, “uzun ayaklı” anlamına gelirken, “bideni” kısmı ise ABD’nin 46. Başkanı Joe Biden’a ithafen seçilmiştir. Araştırmacılar, Başkan Biden’ın iklim değişikliği ve çevre politikalarına verdiği destek nedeniyle bu ismi seçtiklerini belirtmişlerdir.
Bu keşif, ahtapotların evrimsel tarihine ışık tutmakla kalmıyor, aynı zamanda dinozor çağının okyanuslarının ne kadar çeşitli ve karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. On kollu dev ahtapotlar, gezegenimizin geçmişindeki gizemli ve büyüleyici canlılardan sadece biri olarak yerini alıyor.
